Sѕη-Sevgi
♥StarSue-Miniwinx♥
Süper Mod
Rep: +73/-30
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2737
|
 |
« : Ağustos 23, 2008, 04:22:40 ÖS » |
|
ARKADAŞLAR SONUMUZ YAKIN MESAFE buyrun okuyun KÜRESEL ISIN-MADünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)
Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir.
Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.
CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.
İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:
Enerji kullanımı %49, Endüstrileşme %24, Ormansızlaşma %14, Tarım %13'tür.
Küresel ısınma hakkında derlenen bazı haberler
Eriyen buzullar tehdit ediyor
Dünyada ardı ardına meydana gelen doğal felaketlerin en önemli sebeplerinden biri olarak gösterilen küresel ısınma tehlikesi giderek artıyor. Amerikan hükümeti'ne bağlı olarak çalışan bilim adamlarının açıkladığı rapora göre dünyanın buzullarla kaplı bölgesi Antartika'da denizler üzerindeki buzlanma 1978'den bu yana yüzde 20 oranında azaldı. Uydu görüntülerini inceleyen Amerikan Ulusal Kar ve Buzlanma Bilgi Merkezi, Antartika'daki buz oranının son yüzyılın en düşük seviyesine ulaştığını açıkladı. Uzmanlar olası felaket senaryolarına göre 2080 yılından itibaren yazları Antartika'daki tüm buzulların erimesi ile doğa felaketleri yaşanacak.
Küresel ısınma, ABD'nin Kuzey Kutbu'na en yakın noktası Alaska'yı da etkiledi. Kar, buz görüntüleri yerini bikiniyle güneşlenen insanlara bıraktı.
Hava 28 derece
Yüzyıllar önce Alaska'da denize girmek bir hayaldi. Ama küresel ısınma sayesinde artık, buzulların yanında denize girilebiliyor. Çarşamba günü bölgedeki hava sıcaklığının 28 derece olduğu belirtildi. Aynı gün Amerika Ulusal Hava Tahmini Servisi şefi Ted Fathauer şaşkınlığını, "Bu bir gerçek; meteorolojik bir şaka değil" diyerek dile getirdi.
Buzullar eriyor
Bilim adamları sera gazlarının küresel ısınma üzerinde etkili olduğunu, gazların etkisiyle her geçen gün dünyanın daha da ısındığını belirtiyor. Örnek olarak, son 10 yılda Alaska'nın buzul bölgelerinde meydana gelen erime gösteriliyor. Fakat bu durumdan Alaska'yı ziyaret eden turistler hiç yakınmıyor; kimi denize giriyor, kimi güneşleniyor.
Avrupa yakında 'Sahra' olacak
Küresel ısınma ve neden olduğu iklim değişiklikleri Avrupa'yı tehdit ediyor. Hava sıcaklıklarının her geçen gün arttığına dikkat çeken bilim adamları Avrupa'nın çölleşme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Portekiz'deki Lizbon Üniversitesi'nde araştırmalarını sürdüren Maria Carol, ortaya çıkan tehlikeye dikkat çekerek "Herkes daha çok su istiyor. Yüzme havuzları, golf sahaları, bahçeler için" diye konuşuyor. Portekiz hükümeti ülkedeki kuraklık tehlikesine dikkat çekiyor. İspanya'da halk nehir ve deniz kıyılarına göç ediyor. Aşırı sıcaklardan Avrupa tarımı da kötü etkileniyor. Verimli ve sulak ekilebilir tarım arazisi her geçen yıl azalıyor. Bu da başta yiyecek fiyatları olmak üzere aynı zamanda işsizlik oranlarının artmasına sebep oluyor.
Bu gidişin dönüşü yok
Dünyanın dört bir yanındaki bilim adamları farklı sahalardaki araştırmalarında hep aynı sonuca vardılar. Her geçen yıl biraz daha "sıcak"layacağız. Artık tartıştıkları şey bu ısınmanın sonunun nereye varacağı.
* İspanya'da dekarlarca alanı küle çeviren yangınlar, eriyen buzullar...
* Hindistan'da can alan seller, Çin'i kasıp kavuran kasırgalar...
* Hepsi de dönülmez yolda birer kilometre taşı...
Küresel ısınmanın etkisiyle dünyada meydana gelebilecek farklı senaryolar sayısız kez gazetelerde yer aldı. Bazı senaryolarda sera etkisiyle Kutup Çağı'na geri dönüleceği, bazı senaryolarda da tam tersine sıcaklık dalgasının gittikçe daha da etkili olabileceği iddia edildi. Başını İngiliz bilim adamlarının çektiği bir grup ise iklim değişikliklerinin özellikle Avrupa'yı etkisi altına alacağını ve Avrupa'da havaların gittikçe ısınmasıyla neredeyse Akdeniz iklimini andıran bir iklimin oluşacağını söylemişti. İşte İngilizler'in bu düşüncesini destekleyen fakatonlar kadar iyimser olmayan bir inceleme, Amerika'nın saygın haber dergilerinden Newsweek'in son sayısında yer aldı. Dergide yer alan habere göre küresel ısınma; etkisini gelecek 60 yıl içinde çok ağır şekilde hissettirecek. Ve bunun sonucunda Avrupa kıtası başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde kuraklıklar meydana gelecek. Özellikle de Avrupa'da yükselen sıcaklıklarla ortaya çıkacak kuraklık çöl ve benzeri oluşumlara yol açacak.
Tehditin boyutları
WWF tarafından yapılan araştırmaya göre, küresel ısınma bu yüzyılın sonunda bitki ve hayvan habitatının üçte birini tehdit ediyor. Nadir görünen türler ve bölünmüş ekosistemler şimdiden kirlilik ve ormanların yok edilmesinden dolayı tehdit altında ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
1990'lar geçen yüzyılın en sıcak yıllarıydı. Küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanusun derinliklerine, Ekvator'dan kutuplara kadar hissediliyor. Küresel ısınmanın etkileri gezegenin her yanında görülüyor, milyonlarca insanı sel, kuraklık ve susuzlukla karşı karşıya bırakıyor.
Avustralya'da 2002 yılında yaşanan şiddetli kuraklığın ana nedeni küresel ısınmaydı. Kuzey Pasifik'te somon popülasyonunda, bölgedeki sıcaklığın normalden 6 derece artması yüzünden büyük düşüş görüldü.
Kalifornia kıyılarında yüzlerce deniz kuşunun, denizlerin ısınması yüzünden besin kıtlığı yaşamalarının sonucunda, öldüğü görüldü. Okyanuslardaki ısının artmasıyla mercan kayalıklarının büyük zararlar gördüğü belirlendi.
Avustralya'daki Great Barrier Reef, sürdürülebilir olmayan balıkçılık yöntemleri, yapılaşma ve iklim değişikliği yüzünden çok yakında kaybedilme tehlikesiyle karşı karşıya.
Şikago, Atina ve Yeni Delhi gibi şehirlerde ölüm çanları artarak çaldı, sıcak hava dalgalarından bunaldılar. Yükselen deniz seviyesi Pasifik adaları ve Hint Okyanusu'ndaki adaların çoğunu tehdit ediyor.
Büyük kasırgalar, seller, kuraklık ve sıtma gibi hastalık salgınları bizi bekliyor. Küresel ısınma, çevre felaketlerin etkilenen mültecilerin zorunlu göçleri yüzünden bölgesel çatışmalar yaşanabilir. Küresel ısınma yüzünden dünya ormanların ve hayvan türlerinin üçte biri tehdit altında.
Türkiye'de hava 3-3.6 derece ısınacak Bilimadamları sadece 11 Avrupa ülkesinde 2001 yılında 80 kişinin seller yüzünden hayatını kaybettiğini belirtirken, sıcak dalgasından geçtiğimiz yıl 20 bin kişinin öldüğüne dikkat çekiyor. Son 5 bin yıldır Avrupa'daki buzulların şu an en alçak durumunda olduğuna da dikkat çeken Avrupalı bilimadamları, bu yaşanan ani iklim değişikliklerinin 600 bin kişiyi etkilediğini ve sadece geçen yıl 18.5 milyar dolarlık zarara yol açtığını kaydetti. Bilimdamlarının çıkardığı haritaya göre; Türkiye'de 3 ila 3.6 derece oranında ısınacak. Özellikle güneyde artış daha fazla görünüyor.
Grönland'da orman varmış ABD'nin saygın üniversitelerden Colorado Üniversitesi Prof Dr. James White başkanlığında yürütülen Greenland Ice Core Project çerçevesinde yapılan araştırmalar, Grönland'ın da eskiden "ormanlık bir alan" olduğunu ortaya çıkardı. White ve ekibinin adayı kaplayan buzullar üstünde yaptığı araştırma, tam "3 kilometre" derinlikte sonuç verdi. Ekip elde edilen sonuçlar içinde çam tipi iğneli ağaçlarınkine benzeyen dikensi yaprakların, buğdaya benzeyen bitkilerin ve otların olduğunu tespit etti. 2003 yılı yazında 3085 metre derinlikte bir kayaya ulaştı ve araştırmalarını o derinlikte devam ettirmeye karar verdi. Yapılan özel işlemler sayesinde de son 123 bin yıldır adada meydana gelen değişiklikleri tespit edebildiler.
Neler yapabilirsiniz?
Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.
Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. Kyoto'da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir.
WWF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor.
Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.
Tarım, amonyak ve metan gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.
Siz neler yapabilirsiniz?
Otomobilinizin hava ve yakıt filtrelerinin her zaman temiz olmasına dikkat edin. Çok tozlu ortamlara yaptığınız yolculuklardan sonra mutlaka filtrelerinizi temizletin. Kirli filtreler fazla yakıt harcanmasına yol açar.
Araç klimanızı yalnızca gereksinim duyduğunuzda çalıştırın. Klima daha fazla yakıt harcamaya yol açar.
Günümüzde çalıştırılmadan önce otomobillerin motorlarının ısıtılmasına gerek yoktur. Motoru ısıtmak daha fazla yakıt tüketmenize neden olur.
Pencerelerinizde çift cam tercih edin.
CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Etiketinde ozon dostu yazan ürünleri seçin.
|